Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Prof. Dr. Mustafa Tükenmez, Sözcü Gazetesi’ne meme kanserinde erken teşhisin önemini anlattı. Meme kanserinin erken dönemde çoğu zaman belirti vermediğini hatırlatan Prof. Dr. Tükenmez, risk grupları, düzenli kendi kendine muayene ve tarama programlarına ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Prof. Dr. Mustafa Tükenmez, meme kanserinde erken tanı ve tarama sürecinde bilinmesi gerekenleri Bölge Gündemi’ne anlattı. Prof. Dr. Tükenmez; risk faktörlerini, ortalama ve yüksek risk grubundaki kadınlar için tarama takvimini ve hekime başvurmayı gerektiren uyarı işaretlerini değerlendirdi.
20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi
40 yaşından sonra düzenli hekim muayenesi ve mamografi
Yüksek riskli kişilerde taramanın daha erken başlaması ve gerekirse meme MR’ı
Memede yeni fark edilen kitle, ciltte çekinti, meme başında içe dönme ya da tek taraflı kanlı akıntıda vakit kaybetmeden uzmana başvurulması
Haberde ayrıca KETEM, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz tarama yapılabildiği hatırlatıldı.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen iki günlük meme cerrahisi kursunun direktörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Tükenmez üstlendi. Kursta minimal invaziv meme cerrahisi, onkoplastik yaklaşımlar ve meme kanseri tedavisindeki güncel gelişmeler ele alındı.
Program kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Prof. Dr. Mustafa Tükenmez’in öncülüğünde eğitim amaçlı canlı cerrahi olarak hastanede ilk kez bilateral endoskopik meme başı koruyucu (nipple-sparing) mastektomi gerçekleştirildi. Daha küçük kesilerle yapılan ve meme başı ile areolanın korunduğu bu yöntemin teknik ayrıntıları katılımcı cerrahlarla paylaşıldı.
Aslında hepimiz Meme Kanseri Farkındalık ayını çok iyi biliyoruz. Çünkü tüm yayın organlarından, sivil toplum örgütlerine, sosyal medyaya kadar erken teşhisin her hastalıkta olduğu gibi Meme Kanseri’nde de son derece önemli olduğu vurgusu yapılıyor. Meme Kanseri Farkındalık ayında, bu ayın önemini hatırlatmak ve altını çizmek adına temsili rengi ve objesi olan pembe kurdeleyi siz de yakanıza takarak sevdiklerinizin dikkatini çekebilir, onları kontrole yönlendirebilir ve belki de erken teşhis almasına sebep olarak süreci çok daha hızlı ve iyi atlatmasını sağlayabilirsiniz. Tekrar hatırlatmakta fayda var: Erken teşhis hayat kurtarır, el ile meme kontrolünüzü yapmayı ihmal etmeyin. Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tükenmez; “Ülkemizde de her 4 kanser tanısı almış kadından biri meme kanseridir.” diyerek pembe kurdelenin önemine vurgu yaptı.
Doku kütlesiyle ortaya çıkıyor!
Kanser, vücudumuzdaki dokularda hücrelerin kontrolsüz bir şekilde bölünüp çoğalarak tümör adı verilen doku kütlesi ortaya çıkmasıdır. Meme kanseri de meme dokusundan kaynaklanır. Meme dokusu hücreleri mutasyona uğradığında (değiştiğinde) ve kontrolden çıkarak bir doku kütlesi oluşturduğunda ortaya çıkar. Zamanla çevre dokuyu istila eder, koltukaltı lenf bezlerini daha sonrada diğer organları istila edebilir (Metastaz).
Her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye tanı konuyor!
Tüm dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kanser tanısı almaktadır. 2040 yılında yıllık yeni tanı alan kişi sayısının yaklaşık 30 milyon olacağı öngörülmektedir. Kadınlarda en sık görülen kanser ise meme kanseridir. Ülkemizde de her 4 kanser tanısı almış kadından biri meme kanseridir ve kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ilk sırada yer almaktadır. (Globocan 2020). Ülkemizde batı toplumlarından farklı olarak genç yaş meme kanseri daha sık görülmektedir. 100 meme kanserinde %19,2’i 40 yaş altındadır. En sık 40-50 yaş aralığında görülmektedir (%31). (Türkiye Meme Hastalıkları Dernekleri Federasyonu Kayıt Sistemi).
Amaç erken teşhis oranını arttırmak!
1985 yılından beri Ekim ayı meme kanseri farkındalık ayı diğer adıyla pembe ay olarak anılmaktadır. 1992 yılından bu yana pembe kurdele meme kanseri farkındalığının sembolü olarak kullanılmaktadır. Ekim ayında tüm dünyada meme kanseri farkındalığı oluşturmak için sivil toplum örgütleri, sağlık otoriteleri, sivil yönetimler tarafından yürüyüşler, koşular, çeşitli yapı ve binaların pembe ışıklandırılması, bilgilendirme toplantıları, pembe kurdele takılması gibi çok sayıda etkinlikler yaparken; yazılı ve görsel basında da meme kanseri farkındalığı ile ilgili birçok haber gündemde oluyor. Burada amaç meme kanseri farkındalığı ile meme kanserini önlemek ve erken teşhis oranını arttırmaktır. Erken teşhisin hayat kurtarıcı olmanın yanında organ kaybını önleme, gereksiz fazladan tedavilerden kurtulma ve hayat kalitesini arttırma gibi faydaları bulunmaktadır.
Kendi kendine muayene önemli!
Fazla kilolu (şişman) olmak, hareketsiz yaşam sürmek, sigara içmek, alkol kullanmak, hiç doğum yapmamış olmak, hiç bebek emzirmemiş olmak, otuz beş yaşından sonra anne olmak, hormon replasman tedavisi almak, ailede meme kanseri ya da meme kanseri ile ilişkili olabilecek diğer kanserler olması, meme kanseri ile ilişkili genetik mutasyonu olmak, daha önce göğüs bölgesine radyoterapi almış olmak gibi durumlardır. Meme kanseri erken tanı için kendi kendine muayene, hekim muayenesi, yıllık mamografik tarama önerilmektedir.
Daha önce olmayan bir asimetri varsa dikkat!
Kendi kendine muayene adet gören kadınlarda 20’li yaşlar ile beraber her ay adetten sonraki dönemde memelerdeki dolgunluk hissi ve hassasiyet geçtikten sonra ayna karşısına geçerek yapılmaya başlanır. Her iki memede daha önce olmayan bir asimetri, ciltte; kızarıklık, ödem, kalınlaşma, portakal kabuğu görünümü, tahriş, çekinti olup olmadığına bakılır. Meme ucunda çekinti, kabuklanma, kızarıklık, kalınlaşma, akıntı (kanlı, berrak) olup olmadığı kontrol edilir. Memede kitle görüntüsü, tümünde şişlik, koltukaltı veya köprücük kemiği çevresinde şişlik veya yumru olup olmadığına bakılır. Daha sonra el 2,3,4. Parmak uçları ile meme ucu ve koltukaltı dahil tüm meme muayene edilir. Öncelikle kendi meme dokumuz tanınır. Rutin kontrolde yeni bir bulgu gelişirse hekime başvurulur.
Takip ve tarama programları farklılık gösterebilir!
Hekim muayenesi 20’li yaşlar ile beraber 2-3 yılda bir 40 yaş sonrası yıllık olarak önerilmektedir. (Meme kanseri açısından yüksek riskli kişilerin takip ve tarama programları farklılık arz etmektedir).
Yıllık mamografi kontrolü çok önemli!
40 yaşla beraber yıllık mamografi kontrolü önerilmektedir. Çalışmalar göstermektedir ki mamografik taramalar sayesinde meme kanserine bağlı ölümlerde bölgesel olarak değişmekle birlikte %35-40 azalma görülmektedir.
Ailesel, genetik geçişli de olabilir!
Meme kanserinin %5-10’u ailesel, genetik geçişli olmaktadır. Erken yaş meme kanseri olan, ailesinde meme kanseri ile ilişkili kanser veya kansere yol açan genetik mutasyonu olan kişilerde genetik danışmanlık ve genetik araştırmalar yapılmaktadır.
Erken evre meme kanserinde 5 yıllık sağ kalım oranları %90’ların üzerindeyken organ metastatik meme kanserinde bu oran %30’ların altındadır. Erken tanı için meme kanseri farkındalığı yaratmak meme kanseri ile mücadele eden sağlık ekiplerinin ana hedeflerindendir. Erken tanı ile meme kanserinin siz değerli kadınlarımıza verebileceği zararların önüne geçebiliriz.
Baş ve boyun tümörlerinin belirtileri neler? Ses kısıklığı ne zaman tehlike yaratır? Memede görülen her kitle kanser mi? Meme kanserinde tanı ve tedavi yöntemleri neler? Prof. Dr. Umut Barbaros ve İpek Dağıstanlı soruyor, Prof. Dr. Günter Hafız ve Prof. Dr. Mustafa Tükenmez yanıtlıyor. Adım Adım Sağlık Pazar 16.15’te NTV’de….
Jinekomasti erkeklerde meme dokusunun fazla gelişmesidir. Altında yatan bir tümör, endokrinolojik veya sistemik hastalık olmadığını ortaya koymak gerekir. Cerrahi en etkili tedavi yöntemidir. Göğüs ön duvarında iz oluşturmadan koltukaltından kapalı olarak yapılabilmektedir. Endoskopik jinekomasti cerrahisi fiziksel görünüm, mental durum ve sosyal çevre açısından hasta memnuniyetinin yüksek olduğu etkili ve güvenilir bir cerrahi tekniktir.